23 Şubat 2013 Cumartesi

Çalışanlarınıza değer veriyor musunuz?

Efes taraftarlarının Anadolu Efes takımı için "Senden Daha Güzel" şarkısını seslendirdiği gizli kamera süprizi meşhur videoyu büyük ihtimalle izlemişsinizdir. İzlediğinizde eminim siz de benim gibi kendinizi Anadolu Efes oyuncuları yerine koyuyorsunuz ve onlarla empati kuruyorsunuz. Empati ile beraber içinizi, beğenilme, mutluluk, bulunduğunuz takımla ve yaptığınız işle gurur duyma, liyakat, özgüven, motivasyon, umut ve daha birçok pozitif düşünce kaplıyor. "Ne mutlu onlara" diyorsunuz, onlara verilen değer sanki size verilmişcesine heyecanlanıyorsunuz.

Sonra da benim kendime sorduğum soruyu sizin de kendinize sorduğunuzu düşünüyorum: "Bana işimde bu kadar değer verilse neler yapardım kimbilir"


Herkes değerlidir

İster özel hayatta olsun, ister iş hayatında olsun, herkes beğenilmek, değer verildiğini bilmek ister. Mesela bir tiyatrocu için "alkış" yani "beğenilme, takdir edilme" işini yapabilmesi için tek gıdadır derler. Hatta bu o kadar büyük bir motivasyon kaynağıdır ki, beğenilmek adına insan en değerli şeylerinden vazgeçmeyi göze alır. Zaman zaman sağlığını hiçe sayar, zaman zaman maddi varlığını tüketir. İstenmese de bu takıntı haline bile gelebilir.

İş hayatında değer verildiğini hissetmek çoğu zaman tüm dış motivasyon kaynaklarından (daha fazla maaş gibi) daha önce gelir. Kendini değersiz hisseden kişi kendine haksızlık yapıldığını düşünür, sinirlenir ve isyan eder. Bu sürece giren kişi için iş arama serüveni başlamıştır. Kendini daha mutlu hissedeceği, kendine daha çok değer verileceğini düşündüğü yere geçmek ister.

Çoğu şirket ve yöneticileri çalışanlarına değer verdiklerini hiç hissettirmezken, bazıları da değer verdiklerini hissettirmek için birçok aktivite düzenlerler: tatile göndermek, hediye vermek, maaşa zam yapmak, konsere göndermek, yemek vermek, parti düzenlemek gibi... Bazıları duvarlarına çarpıcı yazılar yazarak "size değer veriyoruz" imajını yaratmaya çalışırlar. Bir şirketin bunlardan birini yada birkaçını yapması ile çalışanını düşündüğü anlamını çıkarabiliriz tabi. Ancak her zaman aynı etkiyi yaratmadığı da bir gerçek.

Hizmetkar liderlik

Değer üreten çalışanlar, içinde bulunduğu kurumun veli nimetidir. Kurum kültürü içerisinde, onların işlerini daha iyi yapabilmeleri, daha verimli çalışabilmeleri için ne gerekiyorsa yerine getirmek yöneticiler için bir görevdir. "Hizmetkar lider (servant leader)" kavramının altında da bu yatar. O nedenledir ki, ihtiyaç ve istekleri ile ilgilenilmeyen ve sözleri dinlenmeyen çalışanlar motivasyon kaybına uğrarlar. Kendilerini değersiz gibi hissederler, işlerine saygıyı kaybederler ve kuruma karşı aidiyet duygusunu yitirirler. O nedenledir ki, çalışanlar şirketlerden ayrılmaz, aslında yöneticilerden ayrılırlar.

Yapacağımız çok basit şeyler çok büyük etkiler yaratabilir. Buna örnek olabilecek çok beğendiğim bir uygulamayı paylaşmak istiyorum.

Bir teşekkür yeter  


NetApp bir veri depolama firması. Fortune'nun araştırmasına göre, NetApp şirketi dünyada çalışılabilecek en iyi 100 şirket arasında 2009 senesinde 1. sırada, 2010 senesinde 7. sırada, 2011 senesinde 5. sırada, 2012 senesinde ise 6. sırada olarak belirtilmiş. Bu başarısının altında yatan nedenlerinden biri de şirketin başkan yardımcısı olan Tom Mendoza'nın yaptığı çok ince bir hareket ve özenle inşa edilmiş kurum kültürü. Tom Mendoza şirkette çalışan yöneticilerden "doğru bir şey yapan" birini farkettiklerinde kendisine bildirmesini istemiş. Her gün, ortalama 10 ile 20 çalışanını "teşekkür etmek" için arıyormuş. Yani mesaisinin bir kısmını iş arkadaşlarına teşekkür ederek geçiriyormuş.

Bir düşünün: Sabah işe geldiniz. Masanıza gittiniz. Masanızın üstünde bir kart var. Kartı açtınız. İçinde "Sunucularımızda bir süredir devam etmekte olan performans probleminin çözümü için yaptığınız başarılı çalışma için sizlere şahsım ve şirketim adına teşekkür ederim" yazıyor. Ne hissederdiniz? Eminim çalışmalarınızın görüldüğünü, takdir edildiğini bilmek sizi çok mutlu ederdi.

Siz de teşekkür edin

Takdir ve teşekkür etmek için yönetici pozisyonunda bulunan herkesin mesai harcaması gerekir.
  • Mutlaka ama mutlaka teşekkür/takdir etmek için mesainizden zaman ayırın. 
  • Eposta yoluyla teşekkür etmek, bu asil olayın etkisini azaltacaktır. Takdir edeceğiniz çalışanınıza ya telefon edin, ya yüzyüze konuşun ya da masasına içinde teşekkür ettiğinize dair bir not bırakın. Fotokopiyle çoğaltılmış notlardan kaçının.
  • Kuru kuru teşekkürü herkes edebilir. Teşekkür edeceğiniz kişileri neden beğendiğinizi belirleyin. Ona özel konuşun. Onunla kuracağınız bu ufak diyaloğun ne kadar büyük bir etki yapabileceğini aklınızdan çıkarmayın.
  • Sadece sorunlu zamanlarda ya da ortaya çıkan problemlerde çalışanlarınız ile iletişime geçmeniz, onlar için onur kırıcı bir deneyime neden olur.
  • Bi başarı sonrası herkese teşekkür etmek çok onurlu bir davranıştır. Bizim bahsettiğimiz tam olarak bu değil. Bizim bahsettiğimiz az sayıda çalışanın başarıları nedeniyle erişebileceği bir onur. 
  • Adaletli olun. Hakkedene hakkettiğini verin. 
  • Geç kalmayın. Geç gelen teşekkür olumsuz duygulara dahi neden olabilir.
  • Teşekkürün doğasını maddi ödüllerle bozmayın. Maddi ödüller ve hediyeler de önemlidir ve uygulanabilir, ancak çalışanlar arasında adalet duygusu açısından yüksek risk içerir. Farklı dinamikler çerçevesinde değerlendirilmeli ve uygulanmalıdır. 

Son söz de yönetici pozisyonunda olmayan çalışanlara

Takdir edilmesi gereken sadece çalışanlar değil elbet. Yöneticiler de doğru ve başarılı çalışmaları nedeniyle takdiri hakkederler. "Oların da kendi yöneticileri var, onları da kendi yöneticileri takdir ediyor zaten" dediğinizi duyar gibiyim. Çok daha asil ve değerli olan, çalışanların yöneticilerini takdir etmesidir. Eğer yöneticiniz, olumlu bir nedenle teşekkürü hakkediyorsa, hiç beklemeyin. Olumsuz geribildirim hayatımızın çok sıkıcı bir parçası zaten. Olumlu geribildirim ile hem kendinizin ve karşınızdakinin motivasyonunu yükseltmiş olur, hem de kurum kültürüne çok anlamlı bir uygulama eklemiş olursunuz.

0 yorum:

Yorum Gönder

Template developed by Confluent Forms LLC; more resources at BlogXpertise