10 Şubat 2013 Pazar

Alışkanlık Dönüşümü ve 1 Lira Uygulaması

Geçenlerde bir markete alışverişe gittim. Alışveriş sepetini marketin girişinden aldım. Sepeti gerektiğini düşündüğüm aşyalarla doldurdum. Sonra kasaya gittim, ürünlerin ücretini ödedim ve hepsini poşetledim. Sonra içi poşetlerle dolu alışveriş sepeti ile otoparktaki arabama gittim ve tüm poşetleri bagaja yerleştirdim. Alışveriş sepeti artık boştu. Ben de gayri ihtiyari, üzerinde zincir yada cihaz olmayan sepeti biraz ilerdeki sepet bırakma alanına bırakıp arabama geri döndüm.

Bundan birkaç sene öncesine kadar böyle bir alışkanlığım yoktu. Alışveriş sepeti ile işim bittiğinde arabamın hemen yanına bıraktırdım. Ancak şimdi farkediyorum ki, birşey değişmişti. Alışkanlıklarımda dönüşüm yaşanmıştı. Artık başıboş alışveriş sepetlerinin arabalara zarar verdiğini, yolları ve park alanlarını tıkadığını ve kullanımı sonunda bir alanda toplanması gerektiğini düşünüyordum. Benim gibi düşünmeyen birçok kişi olduğu gibi, benim gibi davranan birçok kişiye de rastladım. Bu beni düşüncelere yöneltti.

Alışveriş sepetini alabilmek için üstündeki cihaza 1 lira takılması uygulamasının başladığı gün Kozyatağı Carrefour'daydım. Sepet almak için elimi uzattığımda sepetlerin birbirine zincirlerle bağlandığını gördüm. Şaşkındım. Çevremdeki insanlar kızgındı ve homurdanıyordu. Biri oradaki görevliyle tartışıyordu. "Hangi cürretle sepeti alabilmek için bizden 1 lira istersiniz!" diyordu biri. Biri "Sizinki düpedüz terbiyesizlik" diye bağırdı ve sepeti almadan gitti. Ben de yanımdaki eşime "bu uygulama çok uzun sürmez, ne saçma bir işe kalkışmışlar" dediğimi hatırlıyorum. Uygulama o an için benim de içime sinmemişti.

Belli ki AVM yönetimi ortalıkta bırakılan sepetlerden şikayetçiydi. Halk sepeti ulu orta bırakıyor ve geri toplamak için çok emek gerekiyordu. Carrefour'dan bu soruna bir çözüm bulması istenmişti. Belli ki halkın alışveriş alışkanlıklarının dönüşümüne ihtiyaç vardı. Market yönetimi de müşterilerin alışkanlıklarına müdahale etme yolunu seçti. Sepetlerin belli yerlerde birikebilmesi için üstüne 1 lira alan bir zincirli kilit sistemi ekledi. Bu uygulama zamanla oturdu ve halk tarafından benimsendi. Carrefour başarıya ulaşmıştı.

Bu 1 lira uygulamasını, agile'ın temelinde olan kültürel dönüşüm ile ilişkilendirebilirsiniz. Bu uygulama ışığında eğer organizasyonunuzdaki alışkanlıkları değiştirmek istiyorsanız, şunlara dikkat etmelisiniz.
  • Bir alışkanlığı değiştirmenin yolu onu yasaklamak değildir. Yasak güçlü bir direncin doğmasına neden olur. Aynı "otobüste telefonla konuşma yasağı" gibi başarısız olmaya mahkumdur. 
  • Alışkanlığı değiştirmenin yolu onu yenisiyle değiştirmektir.
  • Yeni alışkanlıkların faydası mutlaka ama mutlaka herkese anlatılmadır.
  • Yeni alışkanlık kolay tatbik edilebilmeli, faydası kolay anlaşılabilmelidir. Mantıklı olmalıdır.
  • Mutlaka bir dirençle karşılaşacaksınız. Kimileri çok kızmış olacak. Onları dinlemeli, onları tekrar kazanabilmek için düşüncelerini öğrenmelisiniz.
  • Bir denetçiye ihtiyaç olmamalıdır. İnsanlar yeni alışkanlığın ihtiyacını hissetmelidir. Bu başarılıncaya kadar tabiki geçiş dönemini denetlemek gerekebilir.
Her zaman çoğunluk en doğrusuna karar veremez. Çoğunluğun doğru zannettiği şey, belki de geçmişte yapılan yanlışların ve hataların bir ilüzyonu olabilir. Bir gün, "çoğunluk (sizin çokça değer verdiğiniz ve takımınıza aşılamak istediğiniz) bir alışkanlık ile yazılım geliştirme yapmak istemiyor" diye duyarsanız, hatayı bu şekilde düşünenlerde değil, geçmişte agile dönüşümü yönetenlerde aramalısınız.

Alışkanlıkların dönüşümünde tam katılım şarttır. Mevki ve pozisyona göre imtiyazlar verilemez. "Herkes toplantılara zamanında gelmelidir ama şu şu pozisyondakiler geç kalabilir" diye bir algı oluşursa, bu bir virüs gibi yayılır ve artık geri dönüşümü olmayan bir kültürel bozulma yaşanır.

Agile dönüşüm, kültürel dönüşüm demektir. Kültürel dönüşüm için de mevcut alışkanlıkların ustalıkla yenileri ile değiştirilmesi gerekir. Ardından başarı kendiliğinden gelecektir.

0 yorum:

Yorum Gönder

Template developed by Confluent Forms LLC; more resources at BlogXpertise